Egeli akademisyen Prof. Dr. Yaşa ve ekibi yeni bir bakteri türünü literatüre kazandırdı

Egeli akademisyen Prof. Dr. Yaşa ve ekibi yeni bir bakteri türünü literatüre kazandırdı
Ege Üniversitesi (EÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İhsan Yaşa ve ekibi tarafından Bozdağ bölgesine endemik bir baklagil olan Astragalus flavescens'in kök nodüllerinden simbiyotik azot fiksasyonu yapan yeni bir bakteri türü keşfedildi.

Prof. Dr. Yaşa, Ege Üniversitesi’nin “2024-Vefa Yılı”nda keşfedilen yeni bakteri türüne EÜ Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı kurucusu ve ülkemizin mikrobiyoloji alanının öncülerinden Prof. Dr. Mehmet Öner’e ithafen “Phyllobacterium Onerii” adını verdi.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Prof. Dr. İhsan Yaşa ve EÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Arş. Gör. Asiye Esra Eren Eroğlu’nu makamında ağırlayarak, sürdürdükleri bilimsel çalışmalar hakkında bilgi aldı. Prof. Dr. Budak, “Üniversitemiz akademisyenleri bilim dünyasına kazandırdıkları önemli keşifleriyle gurur kaynağımız olmaya devam ediyor. Değerli hocamız Prof. Dr. İhsan Yaşa ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.

“Biyoteknolojik uygulamalara katkı sağlayacak”

Keşfedilen yeni bakteri türü hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yaşa, “Biyoçeşitliliğin ekosistem üzerine doğrudan ve dolaylı katkısı hesaplanamayacak kadar büyüktür. Biyolojik azot fiksasyonu kabiliyetinin tüm zirai bitkilere adapte edebilme öngörüsünün gerçekleşmesinin ilk adımı rhizobiyal bakterilerin doğadan izole edilip saflaştırılması ve tüm genomik özelliklerinin ortaya çıkarılmasıdır. Rhizobiyal türler ve bitki büyümesini teşvik eden bakteriler gibi faydalı kök mikroorganizmalarının toprak verimliliğinin kilit oyuncularıdır. Bu mikroorganizmaların çevre ve birbirleriyle olan etkileşimlerini düzenleyen genetik determinantların belirlenmesi, sürdürülebilir ekosistemler ve tarımın geliştirilmesi için de çok önemlidir. Çalışmamızda da olduğu gibi, genomik analizler bir bakteriyel suşun gelecekteki biyoteknolojik uygulamaları için tüm cephaneliğinin ortaya çıkarılabilmesine imkân sağlayacak” dedi.

“Bozdağ önemli bir endemik bitki merkezi”

Yerel rhizobiyal türler ile ilgili araştırmalarına devam edeceklerini söyleyen Prof. Dr. Yaşa, “El değmemiş doğası ile İzmir’in endemik, nadir bitkilerle sayıca zengin ve mikroklimatik özellikleri ile de tarımsal açıdan önemli bir potansiyele sahip bölgelerinden olan Bozdağ, çok sayıda doğal baklagil türleri ile yerli ve yeni rhizobial bakterilerin de potansiyel bir kaynağıdır. Özellikle bitki endosimbiyontu rhizobiyal türler çölleşme ve kuraklık tehditlerine karşı biyolojik çeşitlilik ve ekosistem için bir tür sigorta görevi gördüklerinden inanıyoruz” dedi.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT