Doç.Dr. Mustafa Turgut YILDIZGÖREN

Doç.Dr. Mustafa Turgut YILDIZGÖREN

Boyun ağrılarından nasıl korunalım?

Boyun ağrıları dünya genelinde yaygın görülen ağrılardandır. Toplumun %65-70’i yaşamın bir döneminde mutlaka boyun  ağrısı yaşamıştır. İnsanların yaklaşık %20’si her yıl boyun ağrısı nedeniyle doktorlara başvurmaktadır. Boyun ağrısı belirtileri birkaç haftada kendiliğinden kaybolabileceği gibi, %30’u kronikleşerek devam etmektedir. Boyun ağrıları kadınlarda erkeklerden daha sık görülmektedir. Görülme sıklığı 35-50 yaşları arasında giderek artmakta ve sonraki yaşlarda ise bir miktar azalmaktadır.
boyun_cep_telefonu.jpgUzun süre boynunu eğerek cep telefonu kullananlarda, bilgisayar başında aşırı zaman geçirenlerde, kitap okuyanlarda, masa başı çalışanlarda, uzun yol şoförlerinde, psikolojik sorunları olanlarda ve sigara kullananlarda boyun ağrısı görülme riski fazladır. Boyun bölgesi omurganın en hareketli parçasıdır, bu nedenle hasarlara ve zorlanmalara açık bir bölgedir. Boyun bölgesinde bulunan kaslar, omurlar, bağlar, diskler, eklemler ve sinirler ağrıya neden olan yapılardır.
Boyun ağrılarının çoğu geçicidir, genelde enseye ve omuza yayılır ve 1 haftadan uzun sürmez. Nörolojik muayene çoğunlukla normaldir ve görüntüleme bulguları işe yaramamaktadır. Bu durum hastalar tarafından boyun tutulması olarak adlandırılır. Boyun ağrıları 1-2 haftadan uzun sürerse, kollarda uyuşukluk, güç kaybı, yürüme bozukluğu gibi nörolojik belirtiler eşlik ederse, ateş, kilo kaybı gibi durumlar eklenirse daha ayrıntılı değerlendirilmesi gerekmektedir.
boyun_telefon.jpgBoyun ağrılarının çoğunluğu bulunduğu yerde kalmaz. Çevre dokulara yansıyan ağrılara neden olabilmektedir. Boyundan sol kola ve göğse yayılan kalp ağrısı ile karışabilmektedir. Benzer şekilde boyundan başlayıp kulak arkasından ve şakaklardan göze vuran ağrılar migren/gerilim tipi baş ağrıları gibi yanlış tanı alabilmektedirler. Sonuç olarak boyun ağrısının yanında, çevre bölgelere yayılan semptomlarda sorgulanmalı ve altta yatan nedenlerde tedavi planına dahil edilmelidir.
Boyun ağrısının nedenleri arasında; kas zorlanması ve tutulma (servikal incinme/strain/sprain), boyun fıtığı, sinir kökü basısı, omurilik basısı, kireçlenme, romatizmal hastalıklar, enfeksiyon ve kanser bulunmaktadır.
boyun_agrisi.jpgBoyun ağrısına neden olan altta yatan durumun tespiti hekim muayenesi ile olmaktadır. Uygun tetkiklerin ardından tedaviye başlamak doğru bir yaklaşımdır. Boyun ağrılarının çoğunluğunu incinme, tutulma (sprain/strain) gibi hastalıklar oluştursa da, bu durumlar dahi iş gücü kaybına neden olmakta ve yaşam kalitesini bozmaktadır. Uzayan boyun ağrı yakınmalarında altta yatan ciddi bir neden (omurilik basılı, romatizma, enfeksiyon yada kanser) olabileceği düşünülerek önemli hastalıkları atlamamak adına öncelikle hekim muayenesi gerekmektedir. Toplumda ne yazık ki, yaygın bir şekilde kendini sınıkçı, çıkıkçı, masajcı, sağlık personeli olarak tanıtan ve ağrıları iyileştirdiğini iddia eden eğitimsiz kişilere rağbet fazladır. Tedavi için yetkinliği olmayan eğitimsiz kişilere gitmek, geri dönüşü olmayan kalıcı hasarlara neden olabilmektedir. Boyun ağrılı hastaların öncelikle alanında uzman hekimlere muayene olması, gerekli olduğu takdirde hekim yönlendirmesiyle eğitimli sağlık personeline gidilmesi akılcı bir yaklaşım olacaktır.
boyun_eklem_agrilari.jpgBoyun ağrılı bir hastanın tedavisinde çok sayıda seçenek karşımıza çıkmaktadır. Bunları ilaç tedavileri ve ilaç dışı tedaviler şeklinde 2 gruba ayırabiliriz. İlaç tedavileri olarak basit ağrı kesiciler, kas gevşeticiler, cilt üzerine uygulanan krem/merhemler kullanılabilmektedir. İlaç dışı tedaviler arasında; hastanın bilgilendirilmesi, egzersizler, fizik tedavi (masaj, yüzeyel ve derin sıcak uygulamaları, analjezik akımlar, traksiyon), manuel tedavi uygulamaları ve girişimsel işlemler (steroid, lokal anestezik, dextroz, PRP ve ozon gibi enjeksiyonlar, kuru iğneleme) bulunmaktadır. Hasta için uygun tedavi hekim ile birlikte işbirliği içerisinde planlanmalıdır. Tedavinin temelini öncelikle ağrının giderilmesi oluşturmakta, ağrı kontrolünden sonra ise tekrarlayan boyun ağrısının önlenmesi hedeflenmelidir. Bunun için ise egzersiz uygulamaları ilk planda akla gelmektedir. Akut ağrılı hastalar için verilebilecek egzersizler sınırlıdır. Genellikle böyle bir durumda ağrıyı şiddetlendirmeyecek izometrik güçlendirme egzersizleri tercih edilebilir. Ağrı azaldıkça zamanla germe, gevşeme ve izotonik güçlendirme egzersizleri eklenmelidir. Akut ağrılı dönemde hastanın kısa süreli servikal collar (sünger boyunluk) kullanması uygun olacaktır. Sünger boyunluk boyun hareketlerini kısıtlamasa bile varlığı hastaya güven vermekte, boyunu korumaya yönelik bir farkındalık oluşturmaktadır. Özellikle ev işleri, yürüyüşler ve yolculuk esnasında boyunluk kullanmak gerekmektedir. Boyunluk kullanmanın çevre kasları güçsüzleştireceğini varsayarsak uzun dönem kullanımından kaçınılmalıdır.

boyun_agrisi-(2).jpg

Boyun ağrısından korunmak için dikkat edilmesi gereken durumları şöyle özetleyebiliriz;
En çok merak edilen konu boyun ağrılı hastanın yastık seçimidir. Boyun ağrısı olan kişilerin, boyun ile gövde arasındaki pozisyonunu koruyacak ve boynun bükülmesini önleyecek şekilde alçak yastık kullanmaları uygundur. Ortopedik boyun yastığı kullanmak kişinin seçimine kalmıştır ve fayda görüyorsa kullanılabilir. Ama özellikle uzun yolculuklarda boyun yastığı kullanılabilir.
Uygun postür ve ergonomi çok önemlidir. Doğru duruşu öğrenmek ve bunu devam ettirmek ağrıdan korunmanın ilk adımıdır. Boyun ağrıları özellikle banka ve ofis çalışanları gibi bilgisayar başında uzun süre vakit geçiren kişilerde sık görülmektedir. Bilgisayar başında çalışanlarda bilgisayarın ekranının göz hizasında olması uygun boyun pozisyonunu sağlamak ve ağrılardan korunmak için önemlidir. 
boyun_bilgisayar_kullanimi.jpgBoyun ağrısından korunmak için dikkat edilmesi gereken durumları şöyle özetleyebiliriz.
Akıllı telefon ve bilgisayar kullanırken boynun öne aşırı eğilmesinden kaçınılmalıdır. Boyun nötral pozisyondan öne doğru eğildikçe boyuna binen yük giderek artmaktadır. Baş öne eğildikçe “forehead postür” gelişmekte, zamanla yuvarlak omuz ve sırtta kambur duruşa neden olmaktadır. Böylece, ilerleyen zamanlarda boyun ağrılarına sırt ve omuz ağrıları da eklenebilmektedir.
Rüzgâr veya hava akımına maruz kalma boyun ağrısı ve spazmı tetikleyebilmektedir. Soğuk havalarda atkı gibi boynu koruyucu kıyafetler kullanılabilir. Terleme sonrası boyun bölgesinin hava akımına ve soğuğa maruz kalmaması gerekir.
Uykusuzluk, çok çalışma, gerginlik, işi sevmeme, takdir edilmeme gibi durumlar boyun kaslarında gerginlik yaparak ağrı ve spazmı tetikleyebilmektedir.
Kolları omuz hizasından yüksek ya da çok alçak seviyelerde kullanmak boyun bölgesini zorlar. Bu nedenle eğitimciler, duvar ve tavan işçilerinde boyun ağrısı sık görülür. Uygun ortamlarda, uygun gereçlerle çalışma ortamının sağlanması boyun ağrısı gelişme riskini azaltacaktır.
Perde takmak ve giysi dolabının üzerinden ağır yük indirmek nadir yapılan ev işleri olsa da boynun geriye gitmesi ve kolların yukarıda olması boyun ağrıları için ciddi risk oluşturmaktadır. Boyun ağrısı olan kişiler mümkünse bu aktiviteleri yapmamalıdır.
Özellikle ofis çalışanlarında boyun ağrılarını önlemek için gün içinde birkaç dakika ayırarak yapılan egzersizler faydalıdır. Bu egzersizler günde 1-2 kez, 10 tekrar olacak şekilde yapılabilir (Hareketlerin tekrar sayıları, kişinin durumuna bağlı olarak azaltılıp artırılabilir)
Oturarak ya da ayaktayken; omuzlarınızı yukarı doğru kaldırın. 10’a kadar sayın ve gevşeyin.
Oturarak ya da ayaktayken; omuzlarınızı yukarı kaldırın ve geriye doğru çevirin. 10’a kadar sayıp gevşeyin.
Ellerinizi alnınıza koyun. Başınızı öne doğru itmeye çalışırken, ellerinizle engel olmaya çalışın. 10’a kadar sayıp gevşeyin.
Ellerinizi başınızın arkasında birleştirin. Başınızı arkaya doğru itmeye çalışırken, ellerinizle engel olmaya çalışın. 10’a kadar sayıp gevşeyin.
Sağ elinizi başınızın sağ tarafına koyun. Başınızı sağa doğru itmeye çalışırken, sağ elinizle engel olun. 10’a kadar sayıp gevşeyin. Aynı egzersizi sol elinizle sola doğru tekrarlayın.
Yavaşça başınızı öne eğerek, çenenizi göğsünüze değdirmeye çalışın. 10’a kadar sayın ve başı orta pozisyona dinlenin. Sonra başınızı arkaya bükün. 10’a kadar sayın tekrar başınızı orta pozisyona gelin.
Başınızı yavaşça sağa eğerek kulağınızı omzunuza değdirmeye çalışın. 10’a kadar sayın ve orta pozisyona gelin. Hareketi diğer taraf için de tekrarlayın.
Başınızı yavaşça sağa döndürün. 10’a kadar sayın ve başınızı orta pozisyona getirin. Sonra başınızı sola çevirin. 10’a kadar sayın ve dinlenin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
Doç.Dr. Mustafa Turgut YILDIZGÖREN Arşivi